ForumDunya.Net   https://www.youtube.com/channel/UCIFMmrgH6t2NGevrNy8f9Jg

Geri Git   ForumDunya.Net > FD & Sanat ve Genel Kültür Forumu > Tarih Forumu > Mitoloji

reklam reklam

Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
Seçenekler Stil
Alt 20 Eylül 2020, 07:45   #1
IkRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2020
Mesajlar: 1.438
Konular: 1385
Aldığı Beğeni: 28
Verdiği Beğeni: 37
Seslenenler: 6 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 0 Konu(lar)
Standart Aeneas Efsanesi



Roma Mitolojisi Roma Mitolojik Efsaneler Roma Efsaneleri Romanın Kuruluş Efsaneleri Aeneas Efsanesi Aeneas kimdir

Vergilius ‘un ünlü destanı Aeneis, Torialı kahraman Aeneas ‘ın Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan ülkesinden, yanına ailesini ve tanrılarını da alarak, tanrı buyruğuyla kaçtıktan sonra tanrıça Luno ‘nun öfkesine uğrayıp uzun süre diyar diyar dolaşmasını ve ardından Italia ‘ya gelerek sonradan Roma olacak Lavinium kentini kurmasını anlatır.
Homeros ‘un Odysseia destanıyla büyük paralellikler gösteren Aeneis destanı Homeros ‘un bıraktığı yerden; yani Troia Savaşı ‘nın sonundan, kentin yakılıp yıkılmasıyla sonuçlanan zaferden sonrasını ele alır. Eserin başında, Troialılar ‘dan nefret ettiği için Yunanlılar ile Troialılar arasındaki savaşta Yunanlıların tarafını tutmuş olan ve Troia soyundan birinin gün gelip, yeryüzündeki tüm şehirler içinde en sevdiği şehir olan Kartaca ‘yı yerle bir edeceği kehanetini bilen Luno, kral Aeolis ‘ten fırtınaları Aeneas ‘ın üstüne salmasını ister. Aeolis ‘in fırtınalarıyla alabora olan donanmadan geriye kalan yedi gemi Kartaca yakınlarında karaya çıkar. Bu sırada tanrıça Venus, tanrıların kralı Juppiter ‘e giderek ona oğlu Aeneas ‘ın ve diğer yiğit Troialıların kaderinden, daha önce kendisine söz verdiği halde bir türlü Italia ‘ya gidememelerinden yakınır. Juppiter de ona verdiği sözü tutacağını, Aeneas ‘ın Italia topraklarına giderek orada yeni bir Troia kuracağını ve kurulacak bu şehrin ileride dünyanın büyük bölümüne hakim olup her yere huzur ve barış getireceğini söyler.
Kartaca kraliçesi Dido, tanrıların habercisi Mercurius ‘un buyruğuyla, Aeneas ve beraberindeki Troialılara çok iyi davranır ve onları ağırlar. Burada Aeneas başından geçenlerin sorulması üzerine Troia ‘nın yıkılışı, oradan kaçışı ve oradan sonra başına gelenleri anlatmaya başlar. Destanın bu kısmı adeta Homeros ‘un bıraktığı yerden devralarak kalan hikayeyi anlatır. Troia tahtı at hilesiyle yerle bir olmuşken ilkin düşünde kendisine görünen Hektor ona Troia ‘dan gidip kendisine başka topraklarda başka bir ülke kurmasını söyler. Sonrada Juppiter ‘in yolladığı işaretle, yaşlı babası Anchises ‘i sırtına alır, yanında da karısı Creusa ve oğlu Ascanius ile alevler içindeki Troia ’dan kaçar, ancak karmaşa sırasında karısı Creusa ‘yı kaybeder. Karısının ruhu kendisine görünüp ondan şehri terk ederek yeni ülkesine kral olmak üzere yola çıkmasını isteyince onun öldüğünü anlayan Aeneas, babası, oğlu ve yoldaşları ile birlikte, yanına tanrılarını da alarak şehirden ayrılır.
Önce Trakya ‘ya, ardından Girit ‘e sonra da Strophades ‘e gider, uzun zaman gezindikten sonra Sicilya ‘ya varır ve burada babası Anchises ‘i kaybeder. Ardından da yine Luno ‘nun çıkardığı bir fırtına onları gerisin geri Kartaca’ ya fırlatır. Hikayeyi Kartacalılara anlatan Aeneas burada sözünü bitirir. Ülkelerine gelen bu cesur savaşçıları ağırlamaktan memnuniyet duyan Kartacalılar, özelliklede kahramandan etkilendiği kardeşi Anna ‘ya açıkça söyleyen kraliçe Dido. Tabii bu misafirliğin süresi uzadıkça Dido ile Aeneas arasındaki yakınlık da aşka dönüşür. Didoy’la evlenen Aeneas mutluluğu bulup da kendisine verilen tanrısal görevi unutunca tanrıların habercisi Mercurius gelerek ona yeni bir yurt kurma görevini hatırlatır. Çaresiz Aeneas istemeyerek de olsa Dido ‘yu terk ederek yoluna devam etmek zorunda kalır. Çünkü bu tanrılar tarafından kendisine verilmiş bir görevdir, Aeneas da pietas (tanrılara karşı korkuyla karışık duyulan saygı, dindarlık) duygusuna sahip bir Romalıdır. Delicesine aşık olduğu Aeneas ‘ı kalmaya ikna edemeyince kraliçe Dido kendisine tek bir yol layık görür:



Terk edilmeyi kaldıramayan Dido daha Aeneas Kartaca kıyılarını terk ederken bir hançerle canına kıyar. Aeneas önce, babasının ölüm yıldönümünde onun adına tören hazırlayıp oyunlar düzenleyeceği Sicilya ‘ya, ardından da Italia kıyılarına ayak basar. Cumae ‘da kahine Sibyllayı bulur ve ondan, yer altı ülkesine gidip babasını görmesi ve ondan tavsiye alması için kendisine yardım etmesini ister. Aeneas Sibylla ‘nın kendisine söylediklerini yapar ve onun önderliğinde ölüler ülkesine doğru yola çıkar.
Yaslar, Dertler, Solu Yüzlü Hastalıklar, Kasvetli Yaşlılık, Korku, Açlık, Yoksulluk, Ölüm, Uyku ve Uyumsuzluk gibi kişiselleştirilmiş varlıklar, türler ürpertici canavarlar, layığına gömülmüş ölüleri karşı kıyıya geçiren pis sakallı, yaşlı, çirkin kayıkçı Charon ve Acheron ırmağı; intihar etmiş kişilerin, yeni doğmuş bebeklerin ruhlarına ait görüntüleri Vergilius ‘un görkemli ölüler ülkesi tasvirinin birer parçasıdır. Aeneas burada Dido ‘yu da görür, göğsünde o ayrılırken sapladığı hançer durmaktadır hala Aeneas yana yakıla ondan özür diler, tanrıların buyruğuyla onu terk ettiğini, bunun kendi seçimi olmadığını söyler ancak bu sefer de Dido ona aldırmayarak kaçıp gider oradan. Yeraltının yargıcı Minos ve onun verdiği cezalarla inleyen ruhlar sadece Dante ‘nin İlahi Komedya ‘sındaki inferno ‘ya ve pek çok cehennem tasvirine ilham vermekle kalmaz, aynı zamanda Vergilius ‘un ve içinde yaşadığı Roma toplumunun öte dünyaya ve günah-ceza kavramlarına ilişkin düşüncelerini de gözler önüne serer.
Sonunda Aeneas bu korkunç yerlerden geçerek kutlular ülkesi Elysium bahçelerine varır. Burada babasıyla konuşur, ondan bilgi alır ve babası ona Roma ‘nın geleceğini, krallarını, yapacağı savaşları gösterir. Amacına ulaşmış olan Aeneas, tekrar Sibylla yanında yeryüzüne geri döner. Ardından yine gemisiyle birlikte yollara düşerek sonunda Tiber ırmağının kıyısındaki Latium ‘a varır. Ülkenin kralı Latinus ‘un Lavinia isimli bir genç kızı vardır ve adama kızını, bir latine vermemesi, uzaklardan gelmekte olan ve soylarını yüceltecek bir yabancıyı beklemesi kehanet edilmiştir. Latinus ‘ın karısı Amata ise kızının, Rutulusların kralı Turnus ile evlenmesinden yanadır. Aeneas, Tiber nehrinin kıyısında bir gece kaldıktan sonra ülkeyi keşif amacıyla ülkenin iç kesimlerine doğru ilerler ve kral Latinus ’la karşılaşır. Latinus, Aeneas ve beraberindekileri dostça karşılar ve kendisine açıklanan kehanetin gerçekleştiğini de çabucak anlar. Kızının Rutuluslara gelin gitmesi için kocasını ikna etmeye çalışan Amata bunu başaramayınca, Erinys ‘lerden biri olan Allecto ‘yu yaşlı bir kadın kılığında Turnus ’un yanına göndererek bir ordu toplayıp hakkı olan kızı ve Latium egemenliğini Dardanoslulara bırakmamak için savaşması yönünde kışkırtır. Bunun üzerine Rutuslular Troialılara karşı savaşa girişir. Bu esnada yine Allecto Ascanius ‘un bilmeden evcil bir geyiği öldürmesini sağlayarak Latinleri de Troialılara karşı savaşa sürükler ve Latinler ile müttefikleri birleşerek savaşa girince Latinus da Troialıları kendilerine düşman ilan etmek durumunda kalır. Irmak tanrısı Tiberinus rüyasında Aeneas ‘a görünerek ona Pallatinus tepesinde hüküm süren Arcadialı kahraman Euandrus ‘u bulmasını öğütler.
Aeneas söyleneni yapar. Babası Anchises ile dost olan Euandrus, Aeneas ‘ı sıcak bir ilgiyle ağırlar ve oğlu Palas ‘ı onun yanında savaşması için yollar. Acımasız savaşta Palas, Turnus ‘un eliyle öldürülünce hem Aeneas hem de Euandrus büyük bir hüzne kapılırlar. Aslında savaştan pek memnun olmayan ve bu savaşı sırf barış elde etmek için gerçekleştirdiğini dile getirmiş olan Aeneas, Pallas ’ın ölümünden duyduğu öfkeyle karşı karşıya geldiklerinde Turnus ’u yaralar. Turnus kendisini bağışlaması için ona yalvarır, daha önce Anchises de kendisine yalvaranları bağışlamasını öğütlemiştir oğluna, Aeneas belki de yumuşayıp Turnus ‘un hayatını bağışlayabilecekken belinde Pallas ‘ın kemerini görür, Euandrus ‘un yaşadığı derin üzüntü ve kederi hatırlar ve aklına kendi babası da gelince, her şeye rağmen Turnus ‘u öldürür. Savaş Troialıların zaferiyle sonuçlanır. Tabii ki savaşın bu şekilde sonlanmasında asıl pay Troialılarla Latinlerin birleşme buyruğunun verildiği tanrılar meclisine aittir. Aeneas Lavinia ile evlenir, böylece Troialılarla Latinler de birleşmiş olur. Aeneas ‘ın soyundan gelenler arasında şehrin ilk kralı sayılan Romulas da vardır. İşte Romalıların atası Aeneas efsanesi böyle anlatılmıştır Vergilius tarafından.


IkRa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alıntı ile Cevapla

Etiketler
aeneas, efsanesi


Şu Anda Bu Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:54.



Forum Hakkında

Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.

Yararlı Linkler

Sosyal Paylaşım


Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2021, vBulletin Solutions Inc.

Forumdunya, lisanslı vBulletin kullanan genel forum sitesidir.
Forum Sahibi: ikRa