ForumDunya.Net   https://www.youtube.com/channel/UCIFMmrgH6t2NGevrNy8f9Jg

Geri Git   ForumDunya.Net > FD & Sanat ve Genel Kültür Forumu > Tarih Forumu > Osmanlı İmparatorluğu

reklam reklam

Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
Seçenekler Stil
Alt 23 Eylül 2020, 07:12   #1
IkRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2020
Mesajlar: 1.438
Konular: 1385
Aldığı Beğeni: 28
Verdiği Beğeni: 37
Seslenenler: 6 Mesaj(lar)
Etiketleyenler: 0 Konu(lar)
Standart Osmanlı'da Komutanlık Yapan Kadınlar







iLk kez müverrih Âşık Paşazâde’nin “Tevârih-i Âli Osman” (Osmanlı Tarihi) isimli eserinde andığı ve tarihçi Fuad Köprülü’nün tahlil ettiği dört zümrenin Osmanlı oluşumunda aktif rol aldığı biliniyor…




Bunu dilerseniz Âşık Paşazâde’nin kendi ifadesinden okuyalım…

Müverrih diyor ki: “Hem bu Rûmda dört tayfa vardur kim o Hatun Anadır.



Anı kız edindi.” (s. 238-39)

Özetle: Anadolu’nun anavatan olmasında dört zümrenin önemli rolü var:

1. Gaziyan-ı Rûm; (Anadolu askerleri=silahlı kuvvetler)

2. Ahiyan-ı Rûm; (Anadolu kardeşleri)

3. Abdalaân-ı Rûm; (Horasan Erenleri=Yürek adamlar)

4. Bacıyân-ı Rûm. (Anadolu kadınları)

Anadolu Selçukluları zamanında ibretle üzerinde durulmaya değerdir.

“Kadın kimliği”nin sağlam zemini dindir

Ama önce “Kadın kimliği”ni sağlam bir zemine oturtmak gerekiyor. Kuşkusuz o zemin dindir.

İlâhî kitabımız ya da birkaç gün (birkaç ay yahut yıl) önce yaratılmış olmak dışında bir imtiyazı yok…

Erkeğin kadından bir süre önce yaratılmış olması ise bir “eş=arkadaş” istemiştir.

Başka bir deyişle “kadın”a ihtiyaç duymuştur. Bir bakıma kadınsız bir cennet bile düşünememiştir.

Kısacası Hz. Havva (kadın) bir yarım kalmışlığı (erkeğin yarım yamalaklığını) bütünleme isteğinin ürünüdür.

Yaratıcı Kudret böyle murad etmiştir.

Öte yandan sevdalandığı insana (Efendimize) evlenme teklif edebilecek kadar da cesur ve mert davranabilmiştir.

Silahlı ve savaşçı kadın teşkilatı

Peygamber-i Âlişan onun desteği ile peygamberliğini açıklamıştır.

Hayatın ve dinin başlangıcında nasıl kadın önderler varsa ilk Müslüman-Türk unsurların Anadolu’ya girişinde de kadın önderler vardır.

Âşık Paşazâde’nin “Bâciyân-ı Rûm” olarak isimlendirdiği bu teşkilât üzerinde ilk kez Alman müsteşrik (oryantalist) Franz Taeschner durmuştur yahut bir istinsah hatası yaptığını düşünmüştür.

Ona göre bir istinsah hatası sonucu “Bâcıyân-ı Rûm” yazmıştır.

Ancak bunların olabilmesi için o devirde Anadolu’da “Hacı” olmuş Türkmenlerin “Hacıyân-ı Rum” isimli bir örgüt kurmaları veya eski Türkler’de kendilerine “Bahşı” denilen sihirbazların örgütlenmiş olmaları gerekir.

Tabii bu mümkün değildir.

Nitekim tarihçi Prof. Fuad Köprülü “Silâhlı ve savaşçı kadınların kurduğu bir teşkilât” olma ihtimalini tarihçinin dikkatine sunmuştur.

Ancak Fuad Köprülü bu teşkilâtın mahiyeti ve çalışmaları hakkında çok açık bilgiler vermemektedir.

Osmanlı’da komutanlık yapan kadınlar

Orhan Gazi zamanında Anadolu’nun birçok yöresinde Türkmenler arasında bulunup gözlem yapmış özellikle de Türkmen hanımların çeşitli alanlardaki faaliyetlerine şahit olmuş olan meşhur Mağribli gezgin İbn Battuta ise “tarikat” çerçeveli kadın oluşumlarından söz etmektedir.

Ayrıca Niğdeli Kadı Ahmed 1340 yılında tamamladığı “el-Veledü’ş-Şefik” adlı eserinde Niğde dolaylarında Taptuklu Türkmen dervişlerin hanımlarının faaliyetlerini kaydetmektedir.

Meşhur Süryani tarihçi Malatyalı Ebu’l-Ferec (Gregory) de bir münasebetle bu “Bâciyan-ı Rûm”dan bahsetmiştir.

Mevlevî yazar Ahmed Eflâkî de eserinin bir yerinde Konya’daki bir kadınlar cemaatinden söz etmiştir…

Bacılar Teşkilâtı’nın faaliyetlerine dair başka bir bilgiyi “Menâkıb-ı Evhadü’d-din-i Kirmânî”de buluyoruz. Bu görüşe göre kadın ve kızların meydana getirdikleri teşkilâta daha yaygın olarak “Bâciyân” (Bacılar) denilmeye başlanmıştır. Şimdiki bilgilerimizle bu tabiri ilk olarak kullanan da Âşık Paşazade’dir.

Bendeniz beklemediğim bu durum karşısında hayretler içinde kalmıştım.

Bugünkü İslâm dünyasında kadının yerini hatırlarsak konu daha da ilginç bir hal alıyor.

Araplar bunu ya biz neden yapıyoruz?

Bizans’ın fethine kadar sosyal hayatta kadının tartışmasız bir rolü ve aktivitesi var. Ancak bunun Bizans’ın fethiyle birlikte kırıldığını ve kadının git gide kendi içine kapandığını görüyoruz.

1200’lerde kadını tıpkı şimdikine benzer yasaklar yürürlüğe girmiştir.

Bugün 1800’lü yılların yasakları var

1867 tarihli bir fermanın getirdiği şu yasağa bakar mısınız?

“Kadınlar yalnız ve ancak Sultan Ahmet s. 282-283)

Sultan İkinci Abdülhamid Han döneminde ise kadın kıyafetiyle ilgili olarak Levant Herald Gazetesi’nde şu ilginç haber yer almıştır:

“Majesteleri Sultan’ın buyruğu ve Şeyhülislâm’ın talebi üzerine s.35-36)

Anadolu Selçukluları zamanında kurulan ve Âşık Paşazâde’nin “Bâciyân-ı Rûm” dediği hanımlar teşkilatıOsmanlı’nın oluşumunda aktif rol almıştı. Aynı kadınların 1800’lü yıllarda Kapalıçarşı’ya bile gitmesinin yasaklanması son derece ibret vericidir.

İslam’ın başlangıcında da kadın en ön saftadır. Peygamberimiz verdiği moralle peygamberliğini açıklamıştır.

1200’lerde kadını nihayet 1800’lü yılların sonunda tıpkı şimdikine benzer yasaklar yürürlüğe girmiştir.
IkRa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Alıntı ile Cevapla

Etiketler
kadınlar, komutanlık, osmanlıda, yapan


Şu Anda Bu Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:14.



Forum Hakkında

Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.

Yararlı Linkler

Sosyal Paylaşım


Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2021, vBulletin Solutions Inc.

Forumdunya, lisanslı vBulletin kullanan genel forum sitesidir.
Forum Sahibi: ikRa